15 Kasım 2010 Pazar : Vay be bazı planlarımı gerçekleştirebilmiş olmam süper bi duyguymuş :D Coro'dan sonra Maracaibo'da 5 gün kaldım. Dünkü sabaha kadar içtiğimiz mezuniyet partisinden sonra bugünkü "Gaita" bar'ı süper rahatlatıcı geldi. Yarın sabahtan Barquisimeto'ya ordan da Merida'ya geçicem. Sonra ver elini Kolombiyaaa ... Barquisimeto - Merida - Kolombiya

Venceremos!

Bugün devrimin 50. yıldönümü. Kübada bir bayram havası esiyor. Diyemem :) Aslında herkes bana dedi ki Fiesta var işte sabaha kadar sürecek, her sokakta olacak falan ama hiç de benim düşündüğüm gibi birşey çıkmadı. Bazı insanlar evlerinin önünde ateş yakıp bişeyler pişiriyorlar. Bir de acaip yüksek sesle salsa çalıyorlar. Dans ediyorlar. İçki içiyorlar. Ama 15 kişi falanlar :D Yeni hiç de öyle bir karnaval, fiesta havası yoktu diyebilirim. Yine de değişikti, sokaklar boştu sadece bu evlerin olduğu yerler biraz doluydu.

Ben de okulda tahtada yazan bir yazı gördüm. Yarın sabah 6da "Fidel Castro" museo de revolucion'nun önünde konuşacaaaak !!!
Doğruluğunu bulmamız gerçekten de çok zor oldu ama şunu söyleyebilirim ki Fidel'i ölmeden önce canlı olarak izledim :) Fotoğraflarını çektim. Önünde kendim de fotoğraf çekindim ;) Herşey tamamdır. Herhalde bunun üzerine cenazesine de katılmak için bi de ölmesini beklersem kötü bi insan olurum ...

Daha önceki konuşmasına da giden Melek ve Damla daha tecrübeli olduklarından kesin çok erken gitmemiz lazım dediler. Yoksa aşırı kalabalık içinde ne ilerlemek ne de fotoğraf çekmek mümkün olmuyormuş. Biz de sabah 6da konuşma olacağından uyumamaya karar verdik. Çünkü kendimi bilmez miyim anasını satayım, kesin kalkamam sabah :D Bi de mekan bize biraz uzak olduğu için saatinde varamayabiliriz. Gece saat 3e kadar bizim parkta içtik, sonra yola koyulduk. Saat 4gibi alandaydık. Ama bizi sokmadılar tabii ki. Yanındakiparkta oturup uyumaya karar vermiştik ki, suyumuz olmadığını anladık. En iyisi bu zaman içinde gidip su almaktı. Ama burası Küba, yokluklar ülkesi. Açık bulduğumuz 5-6 yerde de su yoktu anasını satayım.

Neyse alanın önü iyice kalabalıklaştı. Biz de girişin hemen önünde en önde sıraya girdik. Ne de olsa Fidel'i görmek o kadar da kolay değil :) Sabaha kadar parktaki bankta uyumaya çalışmışız. Susuzluktan kırılmışız. İğrenç bi tuvalete girmik zorunda kalmışız. uykusuzluktan ve yorgunluktan ölmüşüz bitmişiz anlıcağınız. O yüzden alana ilk girmeyi biz hakettik diyebilirim :) Neyse saat 6da açtılar kapıları biz de en öndeki yerimizi aldık. Hemen yere oturup uyumamıza devam ettik betonun üzerinde. Kıçımın başımın ne kadar ağrıdığını tahmin bile edemzsiniz. Sonunda saat 8de Fidel alana geldi. Bir alkış kıyamet. Ardından da bi konuşma. Raul çıktı sanırım devlet başkanı olandı şuanda. Ardından bi kadın şarkı söyledi. Hem de salsa :D Fidele öpücük gönderdi, karşılığını da aldı. Sonra sarıldı öpüştüler. Ardından 35 yaşında koca bi çocuk şiir okudu :D Aynı müsamere gibiydi, epey eğlendik :)

Bunlar bittikten sonra da Fidel çıktı sahneye. Epey yaşlanmış adamcağız. 85 yaşının verdiği yavaş hareketlerini, yardımla yürümesini, arasıra dilinin sürçmesini ve ellerinin titremesini durduramıyordu. Yine de önemli şeyler söylediğine eminim. Ne de olsa 4 senedir 2. defa kürsüye çıkıyor ve konuşma yapıyor. Hiçbişey anlamadık zaten. Ama millet de sesi çıkmadan dinliyordu. Bizdeki gibi sloganlar falan yoktu hiç. Biz de konuşma bitmeden çıkalım ve kalabalıktan anca eve gideriz düşüncesiyle, insan selini yardırıp zor da olsa kendimizi alanın dışına attık.

"Guagua"'ların polis tarafından durdurulmadığını görüp, eve 10pesoluk ucuz taksilerle dönmeye karar verdik. Nasıl uyuduğumu anlatamam, hele bir de Fidel'in fotoğraflarını çektikten sonra :D


======================
O gece hakkındaki notlarım :

- ilko escribes en 28 de Septembre. Nosotros vamos por hablara de Fidel Castro. Pero muy temprano. O yüzden bir bankta 3 kişi uyuyayazıyoruz. "escribimos dor mir"

- Umarız Fidel saat en geç 8de çıkacak. 6'da da çıkabilir. (Saat gecenin 4ü)

- Seçilmişler : ilko, angelito y gotita. Uli no es hay.

- Burası iğrenç kokuyor. Tuvaletler berbat. Bikaç tane kabin koymuşlar ama kabinlerin altında falan bişey yok. Direkt sokağa işiyorsun. Ve işenmekten göl olmuş bu kabinlerin içi. İşemek için gölün içine basıp aynı yere işemen gerekiyor. Başka şeyler yapanların da olduğunu söylemekten de iğreniyorum bu kabinlerde, ıyyykhkh ...

- Saat 3:30 ve saatlerce beklicez. Güvenlik gelip burdan gitmemizi istedi. gazeteci olduğumuzu söyledim acındırdık kendimizi. Anca bir sonraki banka oturmamız için ikna ettik adamı :)

3 kişi şunu demiş:

Unknown dedi ki...

İlko!!!!

Artık ölmesini isteme gercekten.. ne kadar sanslı oldugunu anlatamam.. hem o yasarken gidebildin Cuba ya hem de kendisini bizzat gordun ve konusmasını dinledin! VİVA CUBA!! VIVA FIDEL!!!

RisingSun dedi ki...

valla çok şanslısın kardeşim, şansın hep böyle yaver gşder umarım..

Melek Aldemir dedi ki...

anam ya :) ne gündü be ilko!!!! ama gördük, çektik :) daha da ne olsun heheheh

Yorum Gönder

 

Ilker The Traveller Copyright all content by İlker Erek Duran © 2010