Evet Küba'daki ilk saatlerim, ve Matanzas'ta "Viazul" otobüsünü bekliyorum. Hem de 3 saat kadardır. Her 15 dakikada bir "Astro" otobüsleri geçiyor, La Habana için. Sürekli taxiciler La Habana diye bağırıyorlar. Hatta ve hatta "Amarillos" yoldan geçen arabaları çevirip La Habana'ya gidecek yolcuları arabaya bindiriyor. Ama ben bekliyorum, Neden?!? Çünküü "Soy turisto" :)
Küba'da Turist Olmak !
Gerçekten de bazı şeyleri yapamıyorsun. mesela her araca binemiyorsun. sadece turistler için olan otobüsler ve taksiler var. Diğerlerine binmeye kalktığında hemen karşı çıkıyorlar. Niye bu kadar kuralcısınız arkadaşım, Habana'ya yetişmem lazım 3 saat burada bekliyemem dediğim halde anlatamadım sanırım :) Hatta ordaki bi adamla kavga bile ettik hafif yollu. Tabii benim onu anlamamam, onun da beni anlamaması epey etkili oldu kavga edişimizde :D Neyse varadero'da uçaktan indikten sonra taksiyle Matanzas'a geldim(20CUC). Oldukça pahalı, ama herkes başka yol olmadığını söylemişti :( Bence var! Havaalanından yola kadar otostop çekmek, çok kolaydır tahminen. ardından da yolda bekleyip gelen herhangi bir arabaya binebilirsin. Zaten mutlaka matanzas'a gidiyordur. Çünkü başka şehir yok arada. Zaten topu topu 20 km falan.
Matanzas'ta otobüs terminalinde indim ve Viazul'a binmem gerektiğini ve otobüsün 3 saat sonra geleceğini öğrendim. Aslında belki de eşyalarımı bi yere bırakıp şehri gezebilseydim çok güzel olacaktı ama güvenemedim eşyalarımı bırakmaya. Çok güzel bir şehir olduğunu gördüm daha sonra otobüsle geçerken. Otobüs terminalinin karşısında kocaman bir yazı : "Cuba, no teme a las MENTİRAS, ni se arrodilla ante PRESİONES" galiba şöyle demek istiyor : Cuba baskıcılara boyun eğmez, yalancılardan korkmaz, gibi birşey heralde... İspanyolcayı uydurmaya indiğim gibi başlıyorum :D
Matanzas - La Habana Viazul ile 7CUC. Yaklaşık 2 saatlik bir yolculuk. Sanırım Jetlag yüzünden yolda epey bi uyukluyorum. Ama etrafın ne kadar yeşil olduğunu anlatamam. Yollar çok düzgün ve yol kenarları da yemyeşil ve muntazam bir şekilde kesilmiş çimen kaplı. Zaten doğal bitki örtüsü de bizim oralarda görülemeyecek derecede yeşilin tonları ile dolu. Uzun uzun ağaçlar, palmiyeler, çalı çırpı bile yeşil. Havadan gördüğüm kadarıyla en ufak adaları bile ağaçlarla kaplı ve yemyeşil.
Uçaktan bahsetmişken yanımda Küba'lı biriyle uçakta olmam oldukça şans. Hem de ingilizce konuştuğu için tadından yenmez :D Adı Paulos veya gerçek adı ile Pauel Mariehal. Bunların hepsinin bir nickname'i var. Benim de olması lazım sanırım :) Ben de kendime Duran dedirtebilirim belki, ne de olsa teleffuzu kolay ve ispanyolların bilebileceği bir kelime ;) Paulos birkaç güzel yer ve kumsal ismi verdi, bunlardan biri "Cayo Santa Maria, Cayavarian" Santa Clara şehrinin kuzeyinde yer alıyormuş. (Serçilcim merak etme kitabında işaretledim yerini, bir daha geldiğinde sen de gidersin ;) )
Yarı uyur uyanık durumdayken bir yere vardır ve şoför hızlı hızlı birşeyler söyledi. Sadece La Habana dediğini anlayabildim ama Habana'ya geldiğimize kanaat getiremediğim için oralı olmadım :D Bereket tam da otobüs hareket edecekken arkamdaki çocuk eğer eski şehre gidiceksen burda inmen gerekir dedi de benim de ağzımdan "Capitolio" kelimesi çıkıverdi. Kır bıyıklı şoför amca da bana kızarak burda inmem gerektiğini söyledi. Ardından da binbir zahmetle bagajımı çıkarttı ve eliyle Capitolio yönünü gösterdi. Tabii ki anında etrafımı taksiciler sardı ve "götürelim abi" nidaları arasından elimle gideceğim yönü göstererek gerek yok diyebildim. Kalacağım "Casa Particular"ı bulmak zor olmadı.
Couchsurfing'den birisi bana cevap yazmıştı, sana kurs ve yer ayarlayabilirim diye. Son gün ona mesaj atmıştım OK ayarla diye. Irina Cascaret ile de bu şekilde tanışmış olduk. Bana "Casa Maria Lidia"'da bir yer ayarladı sağolsun. Yoksa burdaki "Jinetero"'larla bir yere gitmeyi düşünmüyordum açıkcası. Telefon numaram : 8635510, başına 0033 koyarak arayabilirsiniz sanırım. Burda cep telefonu zaten kullanılan birşey diil, ama ev telefonu hiç susmuyor, sürekli anlat anlat onlarca dakika gülüşmeler falan, epey eski çağlara dönmüş gibi hissettim kendimi :D
Kaldığım yer şehrin çok merkezi bir yerinde 9. katta ve full deniz ve eski şehir manzaralı bir yer. Çok da güzel esiyor ama şehrin heryerinde olduğu gibi sürekli ağır bir yemek kokusu hakim. Buna alışmak gerekiyor sanırım, ya da daha bu kokuların olmadığı bir yer bulamadım :( Bir de benim gibi hassas koku alan birisi olursanız gerçekten de problemli. 5 gün burdayım ve bu sürede kalabileceğim başka bir yer bakıyorum. Umarım maksimum 15CUC'a kahvaltı ve akşam yemeği dahil bir yer bulabilirim. Bazı evler yasadışı olarak aylık 80CUCa kalmanı sağlıyabiliyorlarmış, onlardan birini bulmayı amaçlıyorum. Ama evin de güzel olmasını istiyorum yoksa bazı evlerin durumu gerçekten sefil. Dün baktığım yerler göz önüne alındığında şuanda kaldığım evin koşulları çok çok iyi.
Normal su içilecek gibi değil, tadı berbat diyebilirim :( Hatta dolapta bulundurdukları su, çeşmeden kaynatıp soğuttukları bi su ve soğuk olmadığı zaman midemi bulandırıyor. Dün gazlı sularından aldım, bunun tadı en azından gaz sayesinde algılanmıyor. Ama 1,5CUC olduğu için biraz pahalı. Bira 1CUC ! Mojito ise 3CUC. Bir şişe "Havana Club Ron" ise 5,20CUC. paso Rom içicem sanırım burda :) Bir pazara girip nane ve limon alabilirsem güzel mojitolar yapabilirim kendime. Ama öncelikle şu pazarlara girmeye cesaret etmem lazım.
Burada çoğu yemek sarımsaklı. Hatta çoğu yiyecek de sarımsaklı. hatta sanırım sarımsaklı içkileri bile vardır bunların ;) Yollara kanalizasyon bıraktıklarına göre güçlerini sarımsaktan alıyorlar sanırım. Evet gerçekten de her sokakta kaldırımın kenarları oluklu ve belirli saatlerde evlerden kanalizasyon salınıyor. Sokakların biraz pis koktuğunu tahmin edebilirsiniz! Sokak başlarında ise yerlerde şehrin kanalizasyon ağına giden ızgaralar var, ordan da sanırım denize dökülüyor.
Aşırı pahalı restoranlar yok, ya da en azından şimdilik ben görmedim. Ama yakında daha güzel yerler bulacağımın ümidi hala içimde :D Birazdan bu yazdıklarımı internete atmak için gideceğim "Hotel Ingleterra"'da internetin saatine 6CUC vereceğim düşünülürse, dial-up internet oldukça pahalı! Kübalıların daha en az bir 50 yıl kadar internete girebileceklerini hiç sanmıyorum. Evdeki Televizyonda ise sadece 4 kanalın çıkması ve bunların 2 tanesinin Propaganda kanalı olması da ayrı bir dünyada olduğumu hemen belli ediyor.
Aynı İstanbul'da Sultanahmette dolanan bazı salak turistler gibi, neyin gerçek fiyat olduğunu bilmeden; yerel halkla iletişimin sadece alışveriş ve çıkarlarla bağlı olduğu; dünyadaki haberlere ulaşmanın yegane yolunun kulaktan kulağa dolanan söylentilerde kaldığı; kimileri "20 centos pesos" hiçbirşey derken, kimileri ise otobüse bu parayı vermemek için sabahın 6sında işlerine gitmek için yürüdüğü bir ülkede, Küba'da, Turist Olmak, işte böyle bir şey...
=======================
Küba hakkında notlarım :
- Varadero havaalanından Matanzas'a taksi ile gitmek 20CUC. Ama bence yola kadar otostop çekip ardından yoldan geçen otobüslere veya arabalara el etmek en mantıklısı gibi geldi.
- Astro sadece Kübalılar için çalışıyor. Turistler Viazul otobüslerine binmek zorundalar.
- Cidden otobüs duraklarında insanlar kuyruğa girip, sarı kıyafetli "Amarillos"'un yoldan geçen ve boş olan mavi plakalı arabaları durdurup, insanları bindirmesi çok sosyal bir düşünce, ototstop Küba'da çekilir :D
- Küba'da yediğim ilk yemek, sokakta bizim lokmaya benzer ama büyük ihtimalle Un ve Patates'ten yapılıp kızartılmış, her biri başparmağımdan büyük olmayan lokmamsılardı. Onun yanına da pis bir bardağın içine kırılmış buz koyup yanında portakal veya limon aromalı bir içecek. Yemek 5 peso nacional, içecek 2 peso nacional. Eğer her zaman bu kadar yağlı yiyorlarsa neden bu kadar göbekli oldukları hemen anlaşılıyor :D
- Yollarda hız sınırı 100km/h ve sanki herkes sınırlara uyuyor. Trafik gayet güzel gözüküyor :)
- Her eyalet girişinde bir kontrol noktası var. Sanırım bazı arabaları ve otobüsleri durdurup rutin aramalar yapıyorlar.
- Çantam gerçekten de çok ağır olmuş, tam 23 kilo :( Birşeyler atmam lazım içinden.
- Doğa ve hava çok güzel, Ağaçlar inanılmaz ve her yer yemyeşil. Yeşil olmayan alan neredeyse yok gibi.
- Okullar yeni açılmış, Eylülün başında veya geçen hafta sanırım. Bizimle aynı takvimi benimsemişler sanırım okullar bakımından. Öğrencilerin altında sarımsı bir -afedersiniz ama- bok rengi pantolon veya mini etek, üstlerinde de beyaz bir gömlek var.
- Her kadının, 10 yaşından 60 yaşına, mini etek giymesi, burda çok normal karşılanan bir durum.
- 2'li para sistemi gerçekten de karışık. 1Euro = 1,20CUC ve 1CUC = 24 Peso. Kübalılar Peso harcarken turistlerin CUC harcamasına izin var. Sokaktan Peso ile alışveriş yapabiliyorsunuz ama otobüsler, taksiler, hoteller vs sadece CUC kabul ediyor.
- Viazul'daki klimalar çok güzel çalışıyor, ooh serin serin :D
- Yolda gelirken ara ara kocaman bir kuş görüyorum. Ne olduğunu sormam lazım, kartal veya şahine benziyor aslında.
- Izgara tavuğun tadı bir garip. Hormonsuz olduğu kesin ama balığa nasıl benzer yaaa !
- Küba müziğinde flüt'ün yerini hemen öğrenmem lazım.
- Eeeh, bunlar da lahana yiyorlar. Ama en azından haşlanmadan ve üzerine sirke ve sarımsak sosu dökerek.
- Pilavları fasulyeli ve soyalı bulgur pilavı. Tadına alışmam lazım !
- Erkekler Tshirtlerinin alt kısımlarını kaldırıp göbekleri açıkta geziyorlar :D Çok komik yaa, bununla ilgili güzel bir fotoğraf çekmeliyim :D
Tum resimler icin buraya tiklayabilirsiniz...
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

0 kişi şunu demiş:
Yorum Gönder