15 Kasım 2010 Pazar : Vay be bazı planlarımı gerçekleştirebilmiş olmam süper bi duyguymuş :D Coro'dan sonra Maracaibo'da 5 gün kaldım. Dünkü sabaha kadar içtiğimiz mezuniyet partisinden sonra bugünkü "Gaita" bar'ı süper rahatlatıcı geldi. Yarın sabahtan Barquisimeto'ya ordan da Merida'ya geçicem. Sonra ver elini Kolombiyaaa ... Barquisimeto - Merida - Kolombiya

Okyanusa İlk Girişimdi

Okyanusa ilk girişimdi. Çılgın beyaz kumlardan, çılgın dalgaların arasına çılgınca koşuyordum. Koş koş dizimi geçmiyordu. Az biraz derinleşti. Denizin üstünde dalgaların dipten kopardığı yosunlar yüzüyordu. Suya atladım, daldım çıktım, daldım çıktım, ve daldım çıktım... Okyanus tuzluydu. Ve dalgalıydı. Sonra açılmaya tırstım. "Ulen ya köpekbalığı varsa" dedim.

Güneş batıyordu ve kızıllığı bir de okyanusun içinden izledim. Ama bence asıl görülmesi gereken yer olan karanın, yani beyaz sahilin, yani palmiyelerin, yani palmiyeden şemsiyelerin, yani kimsesizliğin ve fakirliğin, bu güzel alacakaranlıkta nasıl göründüğünü aklıma kazıdım. Kübayı böyle bir yer olarak ilk ve son görüşüm olabilirdi çünkü.

Okyanusa ilk girişimdi. Korkuyla mutluluk arasındaydı. Fakirlikle zenginlik, yabancılıkla aidiyetlik, gitmekle kalmak arasındaydı. Kübayı sevdim, o da beni sevdi mi acaba?

4 kişi şunu demiş:

RisingSun dedi ki...

Tropik yağmur yemedin mi yavrum, sıcakta yağmur deniz, o da ilginç oluyor..

Unknown dedi ki...

Eminim ki çoooOOooookkk sevmiştir İlkercim :)

Tijen dedi ki...

Kısa ve insanı içine çeken bir yazı olmuş İlker. Böyle yazıları seviyorum. Sen de oradaymış gibi hissedebiliyorsun. İyi gezmeler!

Unknown dedi ki...

Çok güzel ilker bu çook, hep yaz! (Sevil&Aytek)

Yorum Gönder

 

Ilker The Traveller Copyright all content by İlker Erek Duran © 2010